SİNEMANIN TARİHÇESİ

                   Sinema, bir sanat olmanın yanı sıra büyük bir endüstri haline gelmiştir. Hatta dönem dönem modayı, gelenekleri ve karakterleri de etkilemiştir. Örneğin 1920’lerde ünlü bir artist olan Douglas Fairbanks’in bıyık modeli yıllarca dünya çapında bir moda yarattı. Ardından Clark Gable’ın bir filminde sadece gömlek giyince, izleyiciler fanilasız gömlek giyme modasını yarattılar ve iç çamaşırı satan birçok yer o dönemde çok az iş yapabildi. Birçok kadın ve erkek oyuncunun davranışları, kıyafetleri, filmde çalan müzikler, yenilikler döneme yeni bir moda akımı olarak geri döndü. 

       maxresdefault3  ‘Sinema’ kelimesinin kökeni Yunanca’da hareket anlamına gelen ‘Kinema’ ve yazmak anlamına gelen ‘Grafeion’ kelimelerinden türetildi. Sinema tarihte yokken bir durumun birçok seri fotoğrafı çekilir ve hızla ilerletilirdi. Tıpkı hepimizin çocukluk yıllarımızdan hatırladığı hareketli kitapçıklar gibi. Hareketli resmin düşüncesi M.Ö.’ye dayanır. Lucretius adlı filozof bir kitabında gölgelerin hareket etmesine dayanan fikrini anlatmıştı. Sinematografın ortaya çıkmasına kadar birçok cihaz yapılsa da hiçbiri işe yaramadı. Sinemaya dair gelişmeler ve tarihleri şöyle:

indir191824 yılında İngiltere’de, Roget hareket eden cisimlerle ilgili bir incelemesini akademiye gönderince, ardından Herschel ve Faraday’ın araştırmaları başladı. 

1833 yılında Dr. Plateau ve Prof. Stampfer ‘Zoetrop’ adında bir cihaz yaptı. Bu cihaz göz aldanmasıyla ilgiliydi: Silindir şeklindeki aletin içinde bir hareketin her aşamasında çekilmiş fotoğraflar yer alıyordu. Döndürüldüğünde ise bakan kişi sanki hareket edermiş gibi görüyordu. Bundan 20 yıl sonra, Baron Franz Von uchatius adındaki bir subay, bu tasarıma ışık yansıtarak resimlerin duvarda görülmesi sağladı. 1860 yılında adını ‘Kinematoskop’ koyduğu, çekilmiş fotoğrafların yan yana göründüğü aleti üreten Coleman Sellers, aletin ismini satın aldı. 

images610 yıl sonra Henry Renno Hey, kinematoskopu geliştirerek görüntüleri duvara yansıttı ve adını ‘Fasmatrop’ koydu. Cihazındaki hareketli resimler vals eyapan bir kadın ve adamın 6 adet fotoğrafından oluşuyordu. 

1872 yılında bir sporcu ve arkadaşı atının hareketlerini yakalayabilmek için ip bağlı makineleri aralıklarla alana koydular ve at önünden geçerken makineleri aktif hale getirince o güne kadar alınmış harekete en yakın fotoğraflar yakalanmış oldu. Aynı şekilde duvara yansıtılan görsellerde at yerinde havaya zıplıyor gibi bir görüntü oluşturuyordu. Sonraki tarihlerde bu cihazın üzerinden gelişmeler üretildi. 

,Edison, fotoğraf filmleri üretilince cihaza büyüteçle bakıldığı bir makine icat etti. 15 metrelik bu film icadı 1889 yılında gösterildi. Bir yanında mercek olan, önünden film geçirilen bu tasarım bir nevi kameranın ilkel haliydi. Lombard bu icatla ilgilenince Broadway’de bir salon açtı ve gösterimler düzenlemeye başladı. Sinemanın mucidi Lumiere Kardeşler’in perdede seyrettirdiği gösterimler de eklenince sinema sektörü gelişmeye başladı. Gelişen cihazla ilk gösterdikleri film bir trenin gara gelişiydi: İzleyenler trenin onları ezeceğini düşünerek kaçmaya başladılar. Bir süre sonra biraz daha uzun bir film yapıldı. Lumiere Kardeşler dünyayı gezerek filmleri her yerde göstermeye ve sinema sektörünü genişletmeye başladılar. 1800’lerin sonlarında artık biraz daha uzun filmler çekilmeye başladı.

eastman-edison21900’lere gelindiğinde eskiden 1-2 kısımlık olan filmlerin yerine artık 16 kısımlık uzun filmler gösteriliyordu. Film sektörü iyice gelişince senaristler, oyuncular da çoğalmaya başladı. İlk önce tiyatro varken bir makinenin önünde rol yapmayı kimse kabul etmese de film sektörünün genişlemesi ve oyuncuların ünlenmesiyle herkes sinema oyuncusu olmak istemeye başladı. O dönemde sessiz filmler çeviren Charlie Chaplin, ardından gelişen Hollywood sektörü sinemanın günümüzdeki haline gelmesinin adımlarını attı. Günümüzde büyük bir endüstri haline gelen sinema, teknolojik diğer gelişmelerin desteğiyle akıl almaz bir hal aldı.