Nasıl Etkili ve Doğru Kararlar Veririz?

Hayatımızın her anında, her gün her saat hatta her dakika farkında olmasak bile karar verme aşamalarından geçiyoruz. Kimi zaman bugün işe otobüsle mi yoksa taksiyle mi gitsem sorusu kadar kolay oluyor ve dakikalar içinde kararımızı verebiliyoruz. Ama kimi zaman da eş seçimimiz, iş yaşantısında ortak seçimimiz ya da iş ve kariyer seçimlerimiz kadar hayati kararlar olabiliyor. Hepimizin hayatında rutine bağlanmış kararlar var tıpkı her gün düzenli olarak işe otobüsle gitmek ya da diş fırçalamak gibi. Ama bazen bu rutine bağlanmış, hiç çaba sarfetmeden belli bir çizgide giden kararlarımız bazı durumlar karşısında afallayabiliyor. Sınavı olan ve geç kalmak üzere olan bir öğrenci o an rutine bağladığı kararı değiştirebilip, zorunlu hissettiği sınava yetişme duygusuyla taksiye binebiliyor. İş ve özel yaşantımızda, ilişkilerimizde ve ikili konuşmalarımızda karşımızdaki kişiye sarfettiğimiz sözcükler milisaniyede seçilip dışa vuruluyor çoğu zaman. Ama politikacılar örneğini verecek olursak, onlar hitap ettiği kitleye bağlı olarak günlerce belki de aylarca söyleyeceklerini kelimesi kelimesine büyük bir özenle seçiyor.

 

Bugünkü konumuz ise günlük aldığımız daha basit diye tabir ettiğimiz kararların dışında aldığımız daha hayati ve geleceğe yönelik kararlar üzerine. Etkili karar verme süreci diye adlandırılan sekiz aşamalı bir süreç tüm adımlarıyla doğru bir şekilde atlatılırsa karar verme süreci kesinlikle sekteye uğramadan daha doğru kararlar alabiliriz. İlk olarak problemi tanımlama olarak bilinen aslında karar verme sürecinin en önemli adımı olan bu kısımda çoğu zaman farkındalıklarımızı yitirebiliyoruz. Şöyle ki, hayatınızda var olan bir probleminiz var ama siz bunu bir problem olarak görmüyorsunuz. Bu da karar verme sürecinizi sekteye uğratarak size zaman kaybı yaşatıyor. Her karar verme süreci mutlak bir problemle başlar. Sürecin ikinci adımı olan gereksinimleri belirleme adımında ise var olan problem doğrultusunda ihtiyaçlarınızı belirliyorsunuz. Diğer bir adım olan hedef koyma, sürecin yine can alıcı bir başka noktasıdır. Karar verme süreci sonucunda alacağınız doğru karar aslında bir nevi sizi hedefinize götüren yollardan en kestirmesini gösterir. Dolayısıyla etkili bir karar almanız aynı zamanda hedefinize daha hızlı ulaşmanızı sağlar ve zaman kaybını önler elbette ki bu karar verme sürecinde hedefinizi ya da hedeflerinizi bilmeniz öncelikle de kendinizi iyi tanımanız dahilinde. Karar verme aslında birden fazla seçenekten birini seçmektir çoğu zaman. İşte bu seçeneklerimizi oluşturma sürecini alternatifleri belirleme adımında tamamlıyoruz. Bu adımın da ardından kriterleri tanımlama yani  karar verme sürecinin kalbi olan bir kısım karşınıza çıkacak. Çünkü kriterleriniz sizin var olan alternatiflerinizi en aza indirgemenizi sağlayarak daha fazla seçenek arasında karar verme yükümlülüğünüzü kaldırıp, hata oranını da bir nevi azaltır. Mesela bir iş adamının ekonomik bir kriteri vardır iş yaşantısında aldığı kararların hemen hemen hepsinde; maksimum kazanç ve minimum zarardır. Ya da üniversite için bölüm seçmek isteyen bir kişinin yaşamak istediği şehir, sevdiği işi yapmak ya da ileride kazanç sağlayacak bir meslek sahibi olmak gibi birden fazla kriteri olabilir. İşte bu kriterleri sağlıklı ve objektif bir gözle irdelersek birden fazla seçenek tüm bu kriterler doğrultusunda aslında kendiliğinden elenecektir. Tüm bu kriterlere karşı alternatiflerimizi değerlendirip içlerinden birini seçerek, süreci tamamlamış ve en doğru kararı seçmiş oluyoruz.