Globalleşme ve Yeni Tüketici Profilleri

Globalizmi her zaman bol fırtınalı, engin bir denize benzetirim. Globalizmin şüphesiz ki en etkin olduğu alanlardan en başta geleni ticaret dünyası ve özellikle ticaretin baş rolündeki tüketicilerdir. İşte bu engin deniz sürekli bir devinim içinde ve aynı zamanda hırçın daha doğru tabiriyle acımasız etkileri bulunmaktadır. Globalizm üzerine yapılan araştırmalardan ziyade insanların bu konu üzerine görüşlerinin ortak paydalarından biri globalizmin ‘tek tipleşme, tek tip insan yaratma’ olarak yapılan tanımlarıdır. Fakat globalizmin bilimsel neden ve sonuçlarından ziyade tüketicileri nasıl etkilediğinden bahsetmek istiyorum. Her ne meslekte ya da her ne zenginlikte olursanız olun, bu yeryüzünde yaşayan tüm insanların özde birer tüketici olduklarını unutmamak lazım. Tıpkı her üreticinin aynı zamanda birer tüketici olması gibi. Bu konuya teknoloji açısından küçük bir örnek vererek; geçmişten bugüne nasıl ve ne için tüketiyoruz sorularının cevaplarındaki değişimleri sunmak istiyorum.

 

Sizi yaklaşık bir on beş yıl öncesine götürüp, cep telefonlarının yeni çıktığı bir dönemde orta düzey gelirli bir çalışan rolünü vermek istiyorum. Cep telefonu almak istiyorsunuz, ve neden almalıyım sorusuna verdiğiniz cevaplar ve telefondan beklentiniz bir elini parmağını geçmezdi. Telefonla birini arayıp ulaşmak, size ulaşmalarını sağlamak biraz da prestijiniz ve statünüz için yeni çıkan cep telefonlarından birini alırdınız. Kriterleriniz bu kadardı, seçenekleriniz ise Nokia, Motorola ya da Panasonic arasında gider gelirdi. Günümüze gelelim, sene 2016 ve bugün bir cep telefonu almak çin işkencesine dönüştü diyebiliriz. Cep telefonu markaları arasında seçim yapmanız gerekiyor, daha sonra markanın onlarca modellerinden birini seçiyorsunuz. Bir de kriterlerinize daha doğrusu cep telefonundan beklentilerinize göz atmak gerekirse; kamerası iyi çeksin, hafızası fazla olsun, internete hızlı girsin, şarjı bitmesin, güzel oyunlar indirilebilsin, müzik dinlenebilsin vs. On beş sene önceki sadece bir iki tane ihtiyacınız bugün aslında onlarca ihtiyaca dönüştü diyebiliriz. Dolayısıyla bu çok da uzun olmayan sadece on beş yıllık süreç yeni tüketiciler yarattı. Peki ya biz mi sektöre ayak uydurduk yoksa sektör mü bizi yarattı? İşte tam da bu noktada devreye giren globalizm, daha anlaşılır tabiriyle saniyeler için dünyanın öteki tarafında neler olup bittiğini öğrenebilmek, bir ülke vatandaşı kimliğine bürünmekten ziyade bir dünya vatandaşı olabilme çabaları, globalleşmenin sağ kolu olan teknolojinin müthiş bir ivmeyle gelişimi gibi birçok neden daha sıralanabilir. Aslında globalleşmenin hayatımıza özellikle de kişiliğimize ve kişisel gelişimimize etkilerini gerçekçi bir gözle sorgularsak kendimizi ne kadar tanıyoruzun cevabını da vermiş oluruz.